Etiket: arı

Hayvanlarda Kimyevî Haberleşme

Hayvanlar âleminde kimyevi maddeler ve hususiyle ‘kokular’ vasıtası ile anlatım oldukça geçerli bir usuldür. Kokular vasıtası ile hayvanlar birbirlerini bulabilmektedir. Çok hücreli organizmalar arasında kimyevi maddelerle haberleşme ve anlaşma hadiselerinin başında hiç şüphesiz “kokulu maddeler” yer alır ve bunlardan böcekler ve kelebekler oldukça istifade ederler.

Arılar, kelebekler, kuşlar ve hatta memelilerde koku aracılığı ile iki fert birbirini tanıyabilir ve hatta farklı türlerini ayırt edebilir. İnsanlarda da yeni doğmuş bir bebeğin özel kokusunun annesi üzerindeki tesiri inkar edilemez. Yan yana sıralanmış yüz kadar kovanın başında durduğumuz zaman hiçbir yabancı arinin kovanlara sokulmadığını hayret ve ibretle görebiliriz. Yeni Gine’de yasayan ve uçan sincaba benzeyen keseli bir hayvan türünde bas, göğüs, ayaklarında bulunan çeşitli küçük bezlerden ifraz edilen bazı maddeler anlatım aracı olarak kullanılır. Bal arılarında “feronom” lar kimyevi haberleşme aracı olarak kullanılırlar. Arıların “Nassanov bezi” nden salgılanan bu maddeler ile ari bulduğu çiçek kaynağını diğerlerine bildirir. Yine kraliçe arinin mandibular bezinden salgılanan “kraliçe maddesi” hizmetçi arılarca, kraliçe ariyi temizlerken, yutulur. Daha sonra bu yutulan madde geviş getirilerek kümenin diğer fertlerine verilir.

Kraliçe maddesinin tesiri ile isçi arılarının davranış ve gelişmelerinde iki türlü netice ortaya çıkar:
1- Bu arılar larvalari beslerken “kraliçe yapıcı besin maddesini” tatbik etmezler.
2- Kendi yumurtalıklarında gelişme durur ve kendileri kraliçe haline gelemezler.

Kraliçe ari bu yolla kovanın tek baki- mi durumuna gelir. Eğer kraliçe ari hastalanır ve zayıf düşerse bu kraliçelik maddesini ifraz edemez; o zaman kovanda yeni kraliçe arılar ortaya çıkabilir.

Arı Zehri

Bal vermesinin yanında arılar zehirleriyle de insanlığa hizmet ediyor. Zehir işlendiğinde kalp ve damardan, sinir sistemine kadar bir çok rahatsızlığın tedavisi de kolaylaşıyor. Arılardan balın yanı sıra zehir, polen, süt, balmumu, propolis ve erkek arı larvası olan ”Apilarnil” gibi ürünler elde edilebiliyor. Bir gramının yaklaşık 10 bin arıdan elde edilebildiği zehirden, birçok hastalığın tedavisinde yararlanılabiliniyor. Arı zehrinin gramının Avrupa ülkelerinde ve ABD’de ham haldeyken 300-700 dolardan alıcı buluyor, işlenmiş halde satıldığında ise fiyat 2 bin dolara kadar çıkabiliyor.

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Aydın bir röportajında; “Arı zehri, işlendiğinde kalp damar hastalıkları, astım, kronik akciğer bozukluğu ve anfizem gibi akciğer hastalıkları, diyabet, sinir sitemi ve deri hastalıklarının tedavisinde yaygın şekilde kullanılabiliyor. Bunların yanı sıra romatizma, kemik ve eklem hastalıkları, glukom ve kornea bozuklukları gibi göz hastalıklarının tedavisinde de arı zehrinden yararlanılıyor. Zehrin, AIDS ‘e yakalananlarda, ömrü uzatıcı etkisi olduğu da biliniyor. Son yıllarda arı zehri tedavisi uygulanan Multiple Sclerosis hastalarında da, hastalığın durduğu, hatta kısmen iyileştiği gözlenmiştir. Arı zehriyle tedavi, mutlaka bir hekim kontrolünde yapılmalıdır.”